OSMANLI HÜKÜMETİNİN TRABLUSGARP SAVAŞINDAKİ TUTUMU

Ders Notları Yorum Yok »

Burada akıllara şu soru gelmektedir. Acaba, iş başında Hakkı paşa hükümeti olmayıp da başka bir hükümet olsaydı, İtalya’yı bu işgal fikrinden vazgeçirebilir miydi? İtalya Trablusgarp da ki emellerinin son safhası olan işgalden vazgeçemezdi. Ancak belki kuvvetli bir hükümet olsaydı ve alınan tedbirler bu derece zayıf kalmasaydı, partiler birbirinin kuyusunu kazmakla meşgul olmasalardı ve memleket nifak içinde bulunmasaydı işgal daha ileriki bir tarihe kalabilirdi. Yani İtalya şu veya bu şekilde Trablusgarp’a yerleşmeyi planlamıştı. Ama bu hükümet işgal tarihinin 29 Eylül 1911 olmasını hazırladı. İtalya Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleye girerken hedefinin sadece Libya’yı işgal etmek olduğunu ve ayrıca savaşı bu topraklardan ve bu toprakları ilgilendiren denizlerden ileri götürmeyeceğini ilan etmiş ancak sözünde durmamıştır. Savaş için tüm deniz kuvvetlerini seferber etmiş olmasına rağmen hiçbir yerden kesin başarı elde edememiştir.

Sadrazam Hakkı paşa İtalyan notasını aldıktan sonra kendi tedbirsizliğini itiraf eden şu sözleri söylemişti. “Eski zamanlarda benim vaziyetime düşen sadrazamların kafasını padişahlar binek taşında kestirirlerdi; ben o haldeyim” Hakkı Paşa hükümetinin savaş öncesi yaptığı en büyük hatalardan biride İtalyanların isteği üzerine Trablusgarp da vali ve komutan olarak İbrahim Paşa yı görevden almasıydı. İbrahim Paşa Trablusgarp da Osmanlı menfaatlerini koruduğu için İtalyanlar hep ondan şikayetçi olmuşlardı. Buradan alınması için Osmanlı hükümetine sürekli baskı yapmışlardır. İbrahim Paşa yerine tayin edilen Bekir Sami Bey ise nedense hemen Trablusgarp’a gitmedi. Ancak savaş başladıktan sonra gidebildi. Savaş başlayıncaya kadar Trablusgarp valisiz ve komutansız bırakılmıştı. Trablusgarp savunmasız işgale açıktı. Hakkı Paşanın İtalyan niyetlerinden habersiz olduğunu söyleyemeyiz. O halde Hakkı Paşa neden İtalyan niyetlerini bildiği halde Trablusgarp da bir tedbir almadı. Üstelik burada bulunan muntazam askeri birliklerden dört tabur çekilerek Yemen’e sevk edildi. Abdülhamit devrinde kuloğullarından oluşan hamidiye taburları dağıtıldı.Burada İtalyan isteklerine karşı Osmanlı hükümetini koruyan vali ve komutan İbrahim Paşa neden görevden alındı? Yerine tayin edilen Bekir Sami Bey neden savaş başlayana kadar görevine gitmedi? Trablusgarp neden savaş öncesi askersiz, cephanesiz, idarecisiz bırakıldı?

Hakkı Paşa İtalyanlarla iyi geçinirse ve dostluk münasebetlerini sürdürürse İtalyanların sebepsiz yere Trablusgarp’a saldırmayacaklarını düşünüyordu. Bunun içinde onları Trablusgarp da ekonomik yönden tatmin etmeye çalışıyordu. Fakat Hakkı Paşa ekonomik imtiyazların tümüde İtalya ya verilirse İtalya’nın işgalden vazgeçemeyeceğini çünkü bunun çok önceden planlandığını bu konuda kesin kararlı olduğunu anlayamamıştı Trablusgarp da savaş öncesi Osmanlı hükümetinin yanlış hareket ettiği İtalyanlarca da itiraf ediliyordu. İtalyanlar İttihat ve Terakki’nin Trablusgarp da yerli halk arasında İtalya aleyhine propaganda yaptıklarını fakat bu propagandaya paralel olarak askeri hazırlıklarını kuvvetlendiremediklerini bilakis buradan devletin ihtiyacı olan diğer bölgelere asker çektiklerini ifade ediyordu. İtalya’nın Osmanlıya alışılmamış tarzda savaş açması Osmanlı da bir şaşkınlık ve panik havası yaratmıştı. İttihat ve Terakki’ye karşı olanlar onun Trablusgarp ‘da ki yanlış politikasının savaşa yol açtığını ve savaşın Osmanlı devletine değil İttihat ve Terakki’ ye açılmış olduğunu söylüyorlardı oysa İtalyanlar da İttihat ve Terakki’den umduklarını bulamadıklarını söylüyorlardı.

Hakkı paşa ültimatomu alınca büyük bir ümitsizliğe kapılıp istifa etmek zorunda kalmıştı. Savaş patlak verdikten sonra İttihat ve Terakki cemiyetinin nüfuzu hızla azalmaya başladı. İtalyan saldırısı Avrupa’nın Türkiye’yi yalnız bırakması onun Türkiye’de ki Meşrutiyet yönetimine olumlu tavır takınmaması olarak yorumlanıyordu. Osmanlı hükümeti o kadar güç ve çaresiz durumdaydı ki açıktan hiçbir şey yapacak durumda görülmüyordu.

Tanzimat fermanının Osmanlı Devletinde önemi nelerdir

Ders Notları Yorum Yok »

1- Osmanlıda ana yasacılığın ve demokrasinin başlangıcıdır.
2- Osmanlıda ilk kez her şeyin üstünde kanun gücünün varlığı kabul edilmiştir.
3- Şahıs ve mal güvenliğini yeni bir takım ana haklar teminatını ilan etmiş ve bu esaslar dahilinde yeni kanunların konacağını vaat etmiştir. Bu açıdan bakıldığında hukuk devleti anlayışına atılmış önemli bir adımdır.
4- Hukukta, yargıda, idare ve maliyede bir takım yeniliklerin başlangıcı olmuştur.
5-Tanzimat kendinden önceki yenilik hareketlerinin bir tekrarı değildir. Yeni bir takım prensipler getirmiştir. Batılılaşmayı sistemleştirmeye çalışmıştır.
6- “Tanzimat Fermanı teb’anın hayatı , namus ve mülkiyet güvenliği,ltizamın ve ona ilişkin tümsuisti
mallerin ve düzenli asker alınması, suçla itham edilenlerin adil ve açık yargılanması ve kanunların uygulanmasında her dindeki kişilerin eşitliği gibi ilkeleri ilan etti.
Eski İslam geleneğinden en köklü ayrılışı temsil eden ve bu yüzden Müslüman ilkelerini ve duygusunu en çok inciten bu sonuncu ilkeydi. İlan edilen hususlara riayet olunacağının dini bir müeyyideye dayanmış olması ve yerine getirilmesi yeminle taahhüt edilmişti.

Osmanlı Devletinin son zamanları video izle

Videolar Yorum Yok »

Osmanlı Hükümdarlarının Peygamber sevgisi videosunu izle

Videolar Yorum Yok »

İSLAM TÖRESİ MUHTESİP TEŞKİLATI ve OSMANLI İHTİSAB VİDEO

Videolar Yorum Yok »

Osmanlı Devleti’inde çarşı pazar görüntüsü

Videolar Yorum Yok »

Osmanlı Devleti’inde çarşı pazar görüntüsü

Osmanlı – Fransa İlişkileri

Genel Yorum Yok »

Osmanlı-Fransız İlişkileri.

Osmanlılarla Fransızların ilk irtibatı,Mohaç Savaşı öncesinde Şarlken’e esir düşen Fransa Kralı I.Fransuva’nın,Kanuni’den yardım istemesi ile kurulmuştu.Kanuni,bu olayı Avrupa siyasetine aktif olarak karışmak ve Fransa’yı kendi yanına çekerek “Avrupa Hristıyan birliğini” bozmak için kullanmak istedi.Bu nedenle Fransa’ya şevkat gösterdi,sevecen davrandı.

Ancak,Mohaç zaferi’nden sonra zor duruma düşen Avrupa devletleri,bunun sebebi olarak Fransa Kralını görüyorlardı.Hristıyan Dünyasının kendisi ne cephe almasından çekinen Fransa,iki yüzlü bir politika geliştirdi.Bir yandan Avrupa ile iyi ilişkiler geliştirmeye çalışırken,diğer yanda Osmanlılarla da olan ilişkilerini kuvvetlendirmeye çalıştı.

Mohaç’tan sonra kuvvetlenen dostluk ortamı ile Osmanlılar,1535’te Fransızlarla Adli ve Ticari ayrıcalıklar tanıyan bir antlaşma imzaladılar: Buna, “İmtiyazat-ı Mahsusa ve Kapütilasyon” dendi.

Buna göre : a-Fransız gemileri ve tüccarları Osmanlı sularında serbestçe dolaşabilecekler,

b-Fransız tüccarlar,diğer milletlerin tüccarlarından daha az vergi ödeyecekler,

c-Osmanlı ülkesinde Fransız yargıç ve tercüman bulundurulacaktı.

d-Antlaşma iki hükümdarın sağlığı süresince geçerli olacak,yeni hükümdarlar isterlerse devam ettirilebileceklerdi.

İlk zamanlarda Osmanlılar da Fransız sularında aynı haklara sahiptiler.Ancak,daha sonraki padişahların gevşek ve hesapsız tutumları,Avrupa devletlerine verilen yeni imtiyazlar,ve en önemlisi 1740’dan sonra sürekli ve geniş kapsamlı hale getirilmesi devletin başına büyük dertler açtı.

Osmanlı ekonomisini kemiren,çökerten,dışa bağımlı hale getiren faktörlerin başında gelen Kapütilasyonlar,M.Kemal ATATÜRK tarafından 1923’de Lozan antlaşması ile kaldırılmıştır.

Denizlerdeki Faaliyetler.

Rodos’un Fethi.1522.Fatih zamanında alınamayan Rodos,Belgrad’ın fethinden sonra alındı.Yapılan antlaşma ile St.Jean Şövalyelerinin adadan ayrılmalarına müsaade edildi.

Barbaros’un Osmanlı Hizmetine girmesi.1533.Tunus’da bir kaleyi üs yaparak kardeşi ile birlikte korsanlığa başlayan Barbaros,Trablusgarb ve Cezayir’i ele geçirerek orada bir Türk Sultanlığı kurdular.İspanyollarla yapılan bir savaşta Oruç Reis şehit olunca yalnız kalan Barbaros,Yavuz Selim’den yardım istedi.Yavuz,onu emirlik beratı ile hizmetine aldı.1516.

Kanuni sultan olunca Barbaros’u Istanbul’a çağırdı.Kaptan-ı Deryalığa getirdi.Cezayir bir Beylerbeylik haline getirilerek,Barbaros’un yönetimine bırakıldı.1533. Devamını Oku »

Osmanlı Devleti – Avusturya İlişkileri

Ders Notu Yorum Yok »

OSMANLI-AVUSTURYA İLİŞKİLERİ.

Yükselme Dönemi.

-Osmanlı-Avusturya ilişkileri,Osmanlı-Macar ilişkilerinin sonunda gelişme göstermiştir.

-Yükselme dönemi’nde Kanuni Sultan Süleyman’ın taht’a geçişini kutlamayan ve düşmanca tavırlar içinde bulunan Macarlara ilişkilerin boyutunu belirlemek üzere Behram Çavuş elçi olarak gönderilmiştir.Ancak Osmanlı elçisi Macarlar tarafından öldürülünce;Kanuni sefere çıktı.1521’de-karadan ve nehirden yapılan kuşatma sonucunda-Belgrat alındı. Belgrat’ın fethi,durumu başka boyutlara getirdi.Macar Kralı II.Lui,Avusturya arşüdikası Ferdinat ile Kutsal Roma Germen İmparatoru Şarlken’den yardım istedi.Aralarında yakın akrabalık ilişkileri vardı.1526’da yapılan Mohaç Savaşı sonunda Macar Kralı II.Lui öldü.Budin ele geçti.

-Bu arada Kutsal Roma Germen İmp.u Şarlken tarafından esir edilmiş olan Fransa kralı I.Fransuva da kurtarıldı.Kanuni Fransuva’yı kurtarırken Avrupa Hristıyan birliğini bölmek;Fransa’yı yanına çekerek,onu koruma amacıyla Avrupa siyase tinde söz sahibi olmayı amaçlıyordu.

-Mohaç savaşı’ndan sonra,ilişkiler Osmanlı-Avusturya ilişkilerine döndü.Akrabalık nedeniyle Avusturya Arşüdikası Ferdinant Macaristan topraklarının kendisine ait olduğu iddiasıyla Macaristana saldırılarına başladı.Bu nedenle Kanuni 1529’da I.Viyana Kuşatması’nı gerçekleştirdi.Ancak hazırlıksız olunması ve kış bastırması nedenleriyle kuşatmadan sonuç alınamadı.

-1532’de çıkılan Alman Seferi sırasında üstünlük sağlanmış olmasına rağmen,Doğu’da İran sınırında yaşanan sorunlar nedeniyle İran’a bir sefer yapmak gerekince 1533’de Istanbul(İbrahim Paşa) Antlaşması yapıldı.Buna göre:

a)Avusturya Arşüdikası Osmanlı Sadrazamına eşit olacaktı.

b)Avusturya vergi verecekti. Devamını Oku »

Osmanlı devlet’nin duraklama dönemi ders notu

Ders Notları Yorum Yok »

Osmanlı devletinin duraklama dönemi ders notunu indirmek için tıklayınız

Osmanlı devleti’nin dağılma dönemi özet

Ders Notları 1 Yorum »

Osmanlı devletinin dağılma dönemini indirmek için tıkla

 
Orjinal tema Silicon Türkçe çeviri Mavinefes.com
Copyright © 2007 Sosyal Bilgiler.
ustun zekalilar ogretmenligi ustun zekalilar ogretmenligi -