Hint Uygarlığı ve Özellikleri Kast Sistemi

Ders Notları Yorum Yok »

Ø  Hindistan kıta yarımadası birçok nehir ve dağ silsilesi ile birbirinden ayrılması ve tarih boyunca pek çok istilacı kavimlerin yerleştiği bir bölge olması nedeniyle birbirinden bağımsız pek çok kültürün oluşmasına neden olmuştur. Bu yüzden sürekli ve güçlü bir Hint devleti kurulamamıştır.

Ø  Hindistan’a yerleşen ari kavimler özlerini yitirmemek için ‘Kast’ sistemini meydana getirmişlerdir. Kast sistemi, zaten aralarında din, dil, ırk bağı olmayan Hint halkı arasında kapanmaz uçurumlar meydana getirmiştir.

Kast Sistemi

Babadan oğula geçen bir meslek gruplaşmasıdır. Bu sistemde herkes babasının mesleğini devam ettirmek zorundadır. Daha aşağı kastlarla akrabalık kurulamaz ve evlenilemez.

Kastlar dört gruba ayrılır,

1.Din adamları (Brahmanlar)

2.Soylular ve askerler (Kşatriyalar)

3.Tüccar, çiftçi ve zanaatkârlar (Vaysiyalar)

4. İşçiler (Sudralar)

Kast dışı kabul edilen kölelere Paryalar denilmiştir.

Ø  Hindistan’da eski inançlar “Veda” denen kitaplarda toplanmıştır. Brahmanizm, Budizm, Taoizm vb. dinler yaygındır. Kast Sistemi Gaznelilerin Hindistan’ı fethetmesi ile son bulmuştur.

Ø  Din olarak Veda, Brahmanizm, Hinduizm, Budizm, Hristiyanlık ve Müslümanlık yaygındır.

Ø  Hint kültürü (su=Akua) merkezlidir.

İran Uygarlığı ve Özellikleri

Ders Notları Yorum Yok »

İran’da ilk medeniyet eserleri, M.Ö. 3000’lerde görülmüştür. Arya kavimlerinden Medler, M.Ö. 550’li yıllara kadar İran’a hakim oldular. Bu tarihlerden başlayarak İran’a Medleri yıkan Persler hakim oldu. Pers Uygarlığı’na ise M.Ö. 330’LARDA Makedonyalı İskender son verdi.

Ø  Persler Hindistan’dan Tuna’ya, Karadeniz’den Kızıldeniz’e kadar olan geniş bir sahaya hakim olmuşlardır.

Ø  Bilinen ilk posta teşkilatını kurdular.

Ø  Ege’den İran’a uzanan ve “Kral Yolu” adını alan ticaret yolunu aktif hale getirdiler.

Ø  Mimaride Mezopotamya, Mısır ve Anadolu Uygarlıkları’ndan etkilenerek, kendilerine ait bir tarz geliştirdiler.

Ø  Pers Devleti krallıkla yönetildi.

Ø  Kral, ülkeler kralı ya da krallar kralı (Şehin Şah) diye anılırdı.

Ø  Kralın yanında söz sahibi olan bir danışma kurulu vardı.

Ø  Devlet, satraplıklara (eyaletlere) ayrılmış ve satraplıklar, merkezden atanan valiler tarafından yönetilmekteydi. Bu uygulama devletin merkezi otoritesini güçlendirmiştir.

Ø  İranlılar, Zerdüşt dinine inanırlardı.

Ø  Persler Ön Asya’da çivi yazısını kullanan son uygarlıktır.

Mısır Uygarlığı ve Özellikleri

Ders Notları Yorum Yok »

Ø  Nil Nehri deltasında, M.Ö. 3000 yıllarında başlayıp M.Ö. 333 yılında Makedonyalı İskender’in istilasına kadar yaşamış bir uygarlıktır.

Ø  Mısır’ın etrafı çöl ve denizlerle çevrili olduğu için diğer uygarlıklardan çok az etkilenmişlerdir. Mısır önceleri nom(nomos) denilen küçük şehir devletlerinden meydana geliyordu. Ülkedeki siyasi birlik M.Ö. 3000’lerde kral Menes tarafından sağlanmıştır.

Ø  Coğrafi konumu gereği çevre uygarlıklardan etkilenmeyen Mısırlıların yüksek bir uygarlık oluşturabilmeleri iki önemli nedene dayanmaktadır.

1.Nil Irmağı, 2.Dinsel inanış

Ø  Devletin sınırları Anadolu’dan Sudan’a kadar uzanmıştır. M.Ö. 1280 yılında Hititlerle yaptıkları 16 yıllık savaşı sona erdiren Kadeş Antlaşması, tarihin bilinen ilk yazılı antlaşmasıdır.

Ø  Devlet, firavun denilen tanrı-krallar tarafından idare edilirdi. Bu yöneticilerin yetkileri sınırsızdı.

Ø Mısır’daki TANRI KRAL anlayışı, Mezopotamya’da ise RAHİP KRAL anlayışının egemen oluşu hem Mısır hem de Mezopotamya’da LAİK olmayan yönetim anlayışını yansıtmaktadır.

Ø  Mısırda çok tanrılı bir dini inanış vardı. Tanrılar tabiat ile ilgiliydi (gök, su, toprak, insan vs.)
En önemli tanrıları güneşi simgeleyen Amon-ra, Nil ve iyilik tanrısı Öziris (ölüler tanrısı), analık ve bereket tanrısı İsis, kuraklık ve kötülük tanrısı Set, (vs).

Ø  Mısırlılar öldükten sonra dirilmeye inandıkları için ölülerini mumyalamışlar, eşyaları ile anıt mezarlara gömmüşlerdir. Firavun mezarlarına “Piramit”, çok daha küçük olan halk mezarlarına da “mastaba” denirdi.

Ø  Bugün kullandığımız Miladi Takvim ilk kez Mısırlılar tarafından icat edilmiştir. (Güneş Takvimi). Nil nehrinin taşma zamanlarını önceden hesaplayabilmek için güneş yılı esasına dayalı (365 gün, 12 ay ve 3 mevsime göre) takvim düzenlenmiştir.

Ø  Ekonomi, tarım, ticaret ve mimarinin gelişmesine rağmen, tanrı-kral anlayışı nedeniyle hukuk gelişmemiştir.

Ø  Mumya sanatı, tıp, eczacılık, geometri bilimleri gelişmiş, “Pi sayısı” bulunmuştur.

Ø  En büyük mimari eserleri Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleri ile Amon tapınaklarıdır.

Ø  Mısır piramitleri köle çalıştırılarak inşa edilmiştir.

Ø  Mısırlılar 24 harflik hiyeroglif olarak bilinen bir yazı türü kullanmışlardır. Yazılarını papirüs adı verilen bitki liflerine yazmışlardır.

Ø  Mısır halkı memurlar, kâtipler, rahipler, askerler, şehirliler, köylüler ve köleler olarak sınıflara ayrılırdı.

Sakalar İskitler Uygarlığı ve Özellikleri

Ders Notları Yorum Yok »

SAKALAR(İSKİTLER)

Ø  Orta Asya’da, Altay Dağlarının doğusunda göçebe olarak yaşayan Sakalar, M.Ö. VII. yüzyılda batıya göç edip Hazar Denizi’nin kuzey kıyıları ve Tuna boylarına kadar yerleşmişlerdir.

Ø  İranlıların Saka dediği bu kavime Yunanlılar İskit, Asurlular ise Aşguza demişlerdir.

Ø  Sakalar, Mısırlılar, Kimmerler, Urartular, Asurlular ve Medlerle mücadele etmişlerdir.

Ø  M.S. II. yüzyılda Rusya’nın güneyini hâkimiyeti altına alan İskitler bölge için İranlılarla mücadele etmişlerdir.

Ø  İskitlerde Şamanizm inancı yaygındır. Yunanlılarla ticaret yapmaları nedeniyle Yunan tanrılarını da tanrı olarak kabul etmişlerdir.

Ø  Etnik yapısı karışık olan İskitlerde yönetici tabaka Türktür. Göçebe bir topluluktur. Atlı ve savaşçı özellikleri sayesinde bölgelerinde adlarından söz ettirmişlerdir.

Ø  Âdet ve töreleri diğer Türk âdet ve töreleri ile aynıdır. Özellikle Hunların etkileri görülür. Kullandıkları silahları, kemer ve tokalar, at koşumları, vazo, kazan ve diğer süs eşyalarında bunu görmek mümkündür.

Ø  Tarihçi Herodot’un bahsettiği “Amazon Kadınları” İskit kadınlarıdır. İranlılarla yapılan uzun savaşlar sonunda erkeklerinin ölmesi nedeniyle İranlılarla savaşmışlardır.

İlk Türk İslam Devletleri

Ders Notları Yorum Yok »

İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ    3
TÜRKLERİN İSLAMİYET’E GİRİŞi    KARAHANLILAR (840-1212)    BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ (1040-1157)    KÜLTÜR VE UYGARLIK
▪Hz.Ömer’in Sasani Devletini yıkmasıyla beraber Türkler ile Araplar komşu oldu.
▪Hz.Osman zamanında Türkler ile Araplar ilk mücadelelerini etmişlerdir.
▪Emevilerin Arap milliyetçiliği politikası izlemeleri, İslamiyet’in Müslümanlar arasında yayılmasını önlemiştir.
▪Abbasilerin Türklere değer vermesi ile Arap ve Türkler arasındaki ilişkiler daha da gelişmeye başladı.
▪Talas savaşında (751) Türkler, Çinlilere karşı Arapları desteklemişlerdir.

Talas Savaşının Önemi:
▪Orta Asya Çin egemenliğine girmekten kurtuldu.
▪İslamiyet Türkler arasında yayılmaya başladı.
▪Bu olay Türk İslam Tarihinin başlangıcı oldu.
▪Müslümanlığı kabul eden ilk Türk boyu Karluklardır. Bunu Yağma ve Çiğil Türkleri takip etmiştir.
▪Talas savaşı kağıt, matbaa, barut ve pusula gibi teknik buluşların dünyaya yayılmasında etkili oldu.

Türklerin İslamiyet’e Girmelerinin Nedenleri:
▪Eski Türk dini ile Müslümanlık arasın- daki benzerlik,
▪Türk toplumu yapısının İslamiyet ile bağdaşması,
▪İslam Medeniyetinden Türklerin etkilen- mesi,
▪Çin ve Müslümanların arasında kalan Türklerin, tarihi düşmanlarına karşılık Müslümanları tercih etmeleri,
▪ Türklerin Müslüman tüccarlar ile ticaret yapması,
▪ Abbasiler’in ırkçı bir politika takip etmemesi, Devamını Oku »

İpek yolunda Türkler İlk Türk göçleri

Ders Notları Yorum Yok »

İlk Türk Göçleri

▪Türklerin ilk yurdu Orta Asya dır.

▪Orta Asya doğuda Kingan dağları, batıda Hazar denizi, kuzeyde Altay dağları ve Baykal gölü, güneyde Hindikuş dağları arasında yer alır.

▪Türklerin bir kısmı anayurtlarını terk ederek göç etmişlerdir.

Göçlerin nedenleri:

►İklimin elverişsiz olması

►Nüfusun hızla artması ve Türk boyları arasındaki mücadeleler

►Hayvanlardaki salgın hastalıklar

►Yeni topraklar elde etme arzusu

►Otlakların yetersiz hale gelmesi

►Komşu devletlerin baskısı

Göçlerin sonuçları:

►Türkler, gittikleri yerlere hayvan evcilleştirmeyi, madenciliği öğretti.

►Orta Asya, Türk Kültürü dünya- nın çeşitli yerlerine yayılmıştır.

►Orta Asya da nüfus azalmıştır.

►Türkler gittikleri yerlerdeki nüfu- su artırmışlardır.

►Yeni Türk devletleri kurulmuştur

►Kalabalık nüfuslarla ve farklı dinler ile karşılaşan bazı Türk boyları benliklerini kaybetmişlerdir

- İpek Yolu: Çin’den başlayıp Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, İran üzerinden İstanbul’ kadar uzanan yola ipek yolu adını veriyoruz. Çin’den ipek ticareti yaygın olarak yapıldığı için yola bu ad verilmiştir.

Türk Adının Anlamı Ve Kökeni:

1-Ziya Gökalp’e göre; Töre kelimesinden gelir. Buna göre Türk: “Türeli=Nizamlı, geleneklerine bağlı” demektir.

2- Danimarkalı Bilgin WAMBERY’e göre Türemekten (Türük) gelir.  Buna göre Türk demek TÜREMİŞ, ÇOĞALMIŞ demektir.

3- Kaşgarlı Mahmut’un “Divan-ı Lügatıt Türk” adlı eserinde Türk demek “OLGUNLUK ÇAĞI” demektir.

4- Genel olarak Türk demek, GÜÇLÜ, KUVVETLİ manasında kabul edilir.

- İlk Türklerin anayurdu Orta Asya’dır. Fakat zamanla çeşitli nedenlerle göç etmişlerdir

İlk Türk İslam Tarihi kültür ve medeniyeti

Ders Notları 4 Yorum »

İSLAM TARİHİ

1. İSLAMİYETTEN ÖNCE ARAP YARIMADASI

Arap Yarımadası. Doğuda Basra Körfezi, batıda Kızıldeniz, güneyde Umman Denizi, Kuzeyde Filistin ve Suriye çölleriyle çevrili olan bölgedir. Çöller geniş yer tutuğu için halkın önemli geçim kaynağı ticarettir.

Şehirlerde yaşayan ticaretle uğraşan Araplara medeni, çöllerde hayvancılık yapan ve göçebe yaşan Araplara bedevi denirdi. Kabileler kan bağına dayanan ailelerden oluşuyordu. Kadına değer verilmezdi. Kan davası yaygındı. Halk köleler ve hürler olarak ikiye ayrılmıştı.

Kabileler haram aylarda savaşmazlar  Mekke’ye gelerek ticaret yaparlardı. Putlara taparlardı. Putlar Kabe’de bulunurdu. Putları ziyaret ederek hacı olurlardı. Mekke, Medine, Taif önemli şehirlerdi.

2. HZ. MUHAMMED DÖNEMİ (571-632)

HZ. Muhammed 571’de Mekke’de doğdu annesi ve babasını kaybettiği için amcası ve dedesi tarafından büyütüldü. Amcasının kervanlarıyla ticaret yapardı. Güvenilirliği nedeniyle ona El Emin denirdi.

25 yaşında HZ Hatice ile evlendi. 610 yılında Hira dağında ilk vahiy geldi ve peygamber oldu. İlk inananlar HZ Hatice, HZ. Ebubekir, HZ. Ali, HZ. Zeyd ve HZ. Osman’dır. Müslümanlığın yayılması ile putperestler (Müşrikler) zulüm yapmaya başladı. Müslümanlık hızla yayıldı. Bir kısım Müslümanlar Habeşistan Krallığına göç etti.

HİCRET (622)

Mekke’de baskıların artması ve Medine’de özellikle Akabe görüşmelerinden sonra Müslümanların sayısının artması ve Medineli Müslümanların davetiyle HZ. Muhammed Mekke’den Medine’ye göç etti. Mekke’den gelen Müslümanlara Muhacir, Medineli Müslümanlara Ensar denildi.

Hicretin sonuçları:

  1. İslamiyet baskı ve şiddetten kurtuldu ve daha hızlı yayılmaya başladı. Medine’de İslam devletinin temelleri atıldı. HZ. Muhammed peygamberliğinin yanında devlet başkanı olmuştur.
  2. Müslümanlar, Yahudiler ve henüz Müslüman olmayanlar arasında Medine Sözleşmesi imzalandı. Şehrin yönetimi ile ilgili ilkeler belirlendi.
  3. İlk İslam eğitim kurumları oluşturuldu.
  4. Hicret olayı Hicri Takviminin başlangıç yılı oldu.

Bedir Savaşı (624):

Sebebi: Müslümanların Mekke’den gelen ticaret kervanına saldırması, Mekkelilerin Müslümanları ortadan kaldırmak istemesi. Müslümanlar kazanır.

Sonuçları: Müslümanların kendine olan güveni artar. İslamiyet’in yayılması hız kazanır. Savaş ganimetlerinin paylaşılması ile savaş hukuku doğar. Esirler içinde zengin olanlar fidye ile fakir olanlar ise 10 Müslüman’a okuma yazma öğretmek koşulu ile serbest bırakıldı. Vatandaşlık antlaşmasına uymayan Beni Kaynuka Yahudileri şehirden çıkarılmıştır.

Uhut Savaşı (625):

Sebepleri: Mekkelilerin Bedir Savaşının öcünü almak istemeleri.

Sonucu: HZ. Muhammed savaşın nasıl yapılması gerektiğini halka sormuştur. Onların isteği doğrultusunda Uhut’ta savaş yapılır. Önce Müslümanlar kazanır. Uhut Dağındaki okçuların ganimet için yerlerini terk etmeleri sonucu müşrikler Müslümanları arkadan kuşatır. Müslümanlar yenilir. Mekkeliler kesin bir başarı sağlayamadı.

Hendek Savaşı (627):

Sebepleri: Müslümanların varlığına son vermek isteyen Mekkeliler, Yahudilerin de kışkırtmasıyla Medine’ye doğru harekete geçer.

Sonuçları: Müslümanlar İranlı Selman-ı Farisi’nin önerisiyle Medine’nin etrafına hendek kazarak savunma savaşı yaptılar. Kazandılar. Müslümanların HZ. Muhammed dönemindeki son savunma savaşıdır. Medine’yi savunabilecekleri güçleri olduğunu göstermişlerdir.

Hudeybiye Antlaşması (628):

HZ. Muhammed ve yanındaki 1500 kişinin haram aylarda haç için Mekke’ye gitmesini müşrikler savaş olarak anlamış ve barış istemişlerdir. Onların isteğiyle Hudeybiye Barışı imzalanır. Buna göre;

1)      Müslümanlar o yıl Kabe’yi ziyaret etmeden dönecekler, ertesi yıl üç gün süreyle silahsız olarak hac yapabileceklerdi.

2)      Çocuk Müslüman Mekkeliler, Medine’ye alınmayacaklar ancak Müslümanlıktan çıkanlar alınacak

3)      Taraflar arasında 10 yıl boyunca savaş yapılmayacak

4)      Arap kabileleri arasındaki mücadeleye karışılmayacak

Önemi: müşrikler, İslam Devletini resmen ve hukuken tanımıştır. Oluşan barış ortamı sayesinde pek çok kişi Müslüman olmuş, İslamiyet yayılmıştır.

Hayber Kalesi’nin Fethi (629):

Sebebi: Medine’den çıkarılan Yahudilerin Hayber kalesine yerleşerek buradan Müslüman kervanlara saldırmaları ve müşrikleri, Müslümanlara karşı kışkırtmalarıdır.

Sonuçları: Müslümanların ilk taarruz savaşıdır. İlk kez toprak kazanılmıştır. Şam ticaret yolu Müslümanların kontrolüne geçer. Ekonomik yönden güçlenirler. HZ. Muhammed isteyen Yahudilere Haraç Vergisi ödemek suretiyle Medine’de kalabileceklerini belirtir. Devamını Oku »

 
Orjinal tema Silicon Türkçe çeviri Mavinefes.com
Copyright © 2007 Sosyal Bilgiler.
101 101 -