II.MEŞRUTİYET NEDENLERİ VE SONUÇLARI

Genel Yorum Yok »

II.MEŞRUTİYET.1908 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşını bahane ederek meclisi ve meşrutiyeti bir daha geri getirmemek üzere kaldıran padişah II.Abdülhamit, meşrutiyet yanlısı olanları yakalatıp tutuklattı. Büyük bir baskı ortamı yarattı. Baskı dolu bu döneme İstibdat Dönemi denir. Bu dönemde, Müslüman olmayanlardan hayır gelmeyeceği düşüncesiyle tamamen islam alemine yöneldi. Böylece Tanzimat Fermanından bu yana sürmekte olan Osmanlıcılık akımı sona erip, İslamcılık Akımı başlatılmış oldu. I.Meşrutiyetin kaldırılmasından bu yana gelişen dış olayların aleyhte gelişme göstermesi, baskı nedeniyle Selanikte faaliyet gösteren Türk aydınlarını harekete geçirdi. İttihat ve terakki Cemiyeti olarak adlandırılan bu aydınlar, Padişah II.Abdülhamit’i yeniden meşrutiyete razı edebil- mek amacıyla Selanik yakınlarında Resnede Niyazi Bey tarafından bir ayaklanma çıkarıldı. Bu ayaklanmaya Enver Bey de destek verdi. Ayaklanmanın çıkmasında, Rusya ile İngilterenin Revalde bir araya gelip; Osmanlılar aleyhine ortak kararlar almalarının rolü büyük oldu. Bir an evvel Meşrutiyet ile ülke içinde birliği sağlamanın gereğine inanmalarının payı büyüktü. Padişah ayaklanmaları bastırmak için bir kuvvet gönderdiyse de onlar da ayaklananlara katıldı. Sonuçta halkın isteği olan Meşrutiyeti ilan etmekten başka yapacak bir şey kalmadı padişah için. 1908 II.Meşrutiyetin ilanı sırasında.., 1. Almanyaya karşı Ruslarla dost olmayı çıkarlarına uygun gören İngiltere, Revalde Ruslara Osmanlılar aleyhinde her türlü faaliyeti gösterme iznini verdi. Yani Rusları Akdenize indirmeme gibi geleneksel politikasından vazgeçerek, Almanlara karşı Ruslarla dostluk kurmuş oldu. 2. Girit Yunanistana katılma kararı aldı. Böylece Yunanistan megali idea yolunda önemli bir hamle daha gerçekleştirmiş oldu. 3. Avusturya, Bosna ve Hersek i kendisine kattığını ilan etti. 4. Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti. Meşrutiyetten sonra, İttihat ve Terakki partisi yetkileri elinde tutarak yönetimde etkili oldu. Padişahın yetkileri kısıtlandı.

Türkiye’deki müzelerimiz

Genel Yorum Yok »
MAVİ YAZILARIN ÜZERİNE TIKLAYIN, GEZİN.

Abana , Adana , Afyon, Ahlat , Akdamar , Aksaray, Alacahöyük , Alanya ve Side , Amasra, Amasya, Anamur , Ani, Ankara , Anıt Kabir , Ankarada Anadolu Medeniyetleri Müzesi , Antakya ,Antakya müze , Antalya  , Termessos , Perge , Artvin , Assos, Ayvalik, Ballıca Mağarası , Balıkesir , Bergama, Birecik , Bitlis, Bodrum, Boğazkale , Boyabat, Bursa , Çanakkale, Çayeli, Cappadocia – içinde özel galeriler kiliseler ve şehirler var , Çorum , Dalyan, Didyma, Divriği, Diyarbakiır , Doğubeyazit , Edirne, Efes , Erzincan, Eğirdir, Erzurum, Eskişehir , Fethiye, Gaziantep, Göreme, Harran, Hasankeyf, Ihlara, Inebolu , Isparta, Istanbul 1 , Istanbul 2 , Istanbul 3 , Istanbul Levent , Istanbul Yedinci Tepe , Istanbul Pera , Istanbul dolaşı , Istanbul Üsküdar , Istanbul Boğazı , Istanbul Aya Sofia , Istanbul Kariye Müzesi , Istanbul Top Kapı Saray , Istanbul Arkeoloji Müzesi , Istanbul Çinili Kösk Müzesi , Istanbul Asker ve Deniz Müzesi , Istanbul Dolmabahçe Saray , Türk ve Islam Eserleri Müzesi , Izmir, Izmit, Iznik, Kahramanmaraş , Karaman,, Kars, Ani ve Hopa ile , Kaş ve Patara , Kasaba, Kastamonu, Kayseri, Knidos, Konya , Kütahya, Malatya, Mardin, Mersin , Midyat , Milas , Miletus ve Priene , Muğla , Muş , Mustafapasha, Niğde , Niksar, Ordu, Ortahisar , Pamukkale, Hierapolis ve Aphrodisias ile , Samsun, Ş;anlıurfa , Sardis / Sart , Selşuk , Siirt , Silifke, Sinop, Sivas, Tarsus , Taşköprü ve Kale Kapı , Tekkiraz ve Akkuş , Tercan, Tire, Tokat, Trabzon, Turhal ve Zile , Uçhisar , Ünye, Urfa, Ürgüp, Üsküdar , Van , Yalvaç and Antioch Pisidian , Yazılıkaya , Zile ve Turhal

3.ÜNİTE: YAŞADIĞIMIZ YER SOSYAL BİLGİLER 4.SINIF

Genel 7 Yorum »

3.ÜNİTE: YAŞADIĞIMIZ YER

Yaşadığımız Çevre: Doğal çevremizde canlı ve cansız varlıklar sürekli etkileşim içinde yaşarlar. Bu unsurlardan birinin zarar görmesi, doğal dengenin bozulmasına neden olur.

Çevre; insanların yaşamı boyunca içinde bulunduğu ilişkilerini devam ettirmek durumunda olduğu yerdir. Yakın çevremiz, ailemiz, komşularımız, evimizin bulunduğu sokak, cadde, mahalle, semt ve buralarda bulunan diğer alışveriş merkezleri, oyun alanları, çarşı, pazar, sinema, kütüphane, tiyatro vs. yerlerdir.

Yaşadığımız yerde birçok ev bulunur. Evlerin aralarında kısa ve dar yollar vardır. Bunlara sokak denir. Sokakları birbirine bağlayan ana yollara cadde denir.

Sokaklar, caddeler ve bunların etrafında evlerin bulunduğu alanlara mahalle denir. Birkaç mahallenin bir araya gelmesiyle semtler oluşur.

Adresimiz nerede oturduğumuzu belirtir. Adresimizi bildirirken evimizin bulunduğu caddemiz, sokağımız, apartman numarası ve semtimizin adı yazılır. Her semtin bir posta kodu numarası vardır.Bütün bunlar bize gönderilen iletinin kısa sürede elimize ulaşmasının sağlar.

YÖNLER

Herhangi bir yerin ne tarafta bulunduğunu belirlerken yönünü, bulunduğumuz noktaya göre belirleriz.Günlük hayatta coğrafi yönlerden yararlanırız. Yön bir yerin bilinen başka bir yere göre nerede olduğunun belirlenmesidir. Yönler güneşin doğuşu ve batışına göre belirlenir. Güneşin doğduğu taraf DOĞU, battığı taraf BATI olarak adlandırılır. Sağ kolumuzu güneşin doğduğu tarafa uzatırsak sağ kolumuz doğuyu, sol kolumuz batıyı, önümüz kuzeyi, arkamız ise güneyi gösterir. Yönleri ana yönler ve ara yönler olarak ikiye ayırıyoruz.

Doğu, batı, kuzey, güney ANA YÖNLER

Kuzeydoğu, kuzeybatı, güneydoğu, güneybatı ARA YÖNLERDİR.

KROKİ, ÇİZİMİ VE FAYDALARI

Herhangi bir yerin kuşbakışı görünüşünün kağıt üzerine küçültülerek, ölçü kullanılmadan kuş bakışı çizilmesine kroki denir. Kroki yaşadığımız çevreyi kolayca tanımamızı ve adresleri tarifle bulmamızı sağlar.

HAVA DURUMU VE İKLİM

Hava durumu kısa süreli görülen(1 gün, 1 hafta gibi) atmosfer olaylarıdır. İklim ise; o yerin uzun yıllar süren hava olaylarının ölçümlerle elde edilmiş ortalama değerleridir. Havanın sıcaklığı her zaman aynı değildir. Mevsimler, aylar ve günün belli saatlerine göre değişir. Güneş ışınları yeryüzüne dik geldiği zaman havalar ısınır yaz mevsimi yaşanır. Eğik geldiği zaman ise havalar soğur ve kış mevsimi yaşanır. Havanın sıcaklık durumunu termometre ile ölçeriz. Basınçölçer(barometre), nem ölçer(higrometre), yağışölçer(plüviyometre), hava tahmin uzmanlarına meteorolojist denir.

Havalar ısındığı zaman yeryüzündeki sular buharlaşır, su buharı(nem) yükselir, soğuyarak yoğunlaşır ve yeryüzüne yağmur, kar, dolu şeklinde düşer. Buna yağış denir.

Yurdumuzda farklı iklim tipleri görülür. Bu durumun birinci nedeni;Matematiksel konumu yani; ülkemizin, Dünya’nın Kuzey Yarımküre’sinde,orta kuşakta yer almasıdır. İkinci nedeni ise özel konumudur. Türkiye’nin özel konumundan dolayı iklimi; dağların uzanışına, yükseklik farklarına, yer şekillerinin farklılık göstermesine ve üç tarafının denizlerle çevrili olmasına bağlı olarak değişir.

Başlıca hava olayları; yel, rüzgar, fırtına, hortum, tayfun(bora), çiy, kırağı, yağmur, dolu, kar, nem(buğu).

TÜRKİYE’DE GÖRÜLEN İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜLERİ

AKDENİZ İKLİMİ VE BİTKİ ÖRTÜSÜ: Akdeniz iklimi yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. En çok yağış kış mevsiminde olur. Kar yağışı ve don olayı görülmez. Akdeniz Bölgesi’nde, Ege kıyılarında, Marmara Bölgesi’nin güneyinde, Marmara Denizi kıyılarında ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batısında görülür.

Bitki örtüsü: Akdeniz iklimi’nin tipik bitki örtüsü makilerdir. Makiler her mevsim yeşil kalabilen kısa, bodur ağaçcıklardır. Makilerden daha yukarı çıkıldıkça ormanlar görülür. Ormanların büyük çoğunluğunu iğne yapraklılar(çam, sedir) oluşturur.

KARADENİZ İKLİMİ: Her mevsim yağışlı ve kışlar soğuk geçer. En çok yağış sonbaharda olur. Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimlerinde görülür. Bitki Örtüsü “gür ormanlar”dır.

KARASAL İKLİM: Yazlar sıcak ve kurak kışlar sert ve soğuk geçer. İç Anadolu, Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde, Akdeniz Bölgesinin iç kesimlerinde, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgesi’nin iç kesimlerinde görülür. Bitki örtüsü “Bozkır” dır.

Sosyal 4.sınıf bilinçli tüketici özet

Genel 8 Yorum »

İstek :İnsanların dileklerine ulaşma arzusudur.

İsteklerimiz karşılandığı zaman mutlu oluruz.Karşılanmadığı zaman mutsuz oluruz.

İhtiyaç:

İnsanların yaşamaları için duydukları gereksinim

lerdir. Temel ihtiyaçlarımız karşılanmadığında sağlığımız bozulur.

Temel ihtiyaçlarımız 3 tanedir.

1-beslenme      2-barınma        3-giyinme

temel ihtiyaçlarımız dışında da ihtiyaçlarımız vardır.Bunlar sağlık,iletişim ,eğitim,ulaşım,güvenlik gibi ihtiyaçlardır.

İsteklerimiz yaşamımızı sürdürebilmemiz için şart değildir.Karşılanmaları gerekli değildir.

İhtiyaçlar ise yaşamsal bir zorunluluktur.

İSTEK İHTİYAÇ
araba Ev
bisiklet Bot
oyuncak Sebze ve meyve
bilgisayar Kazak pantolon

Aile Bütçesi:

Ailelerin belirli bir süre için ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayırdıkları paraya “aile bütçesi” denir. Bu para ailemizin geliridir.İhtiyaçlarımız için ayrılan para ise giderdir.

BİR EVİN BÜTÇESİ
Gelir:     1 200 ytl
Giderler:
Kira :                   300ytl
Gıda :                  250ytl
Eğitim :              200ytl
Elektrik :            50 ytl
Su :                     25 ytl
Telefon :             50 ytl
Ulaşım :             100 ytl
Sağlık :               50 ytl
Toplam :            1025 ytl
Tasarruf :

1200-1025=      175ytl

Bir bütçe de kazanılan para ,ihtiyaçları karşılayabiliyorsa bu bütçeye “denk bütçe” denir

BİLİNÇLİ TÜKETİCİ

Günlük hayatımızda hepimiz tüketiciyiz.

Tükettiğimiz ürünlere dikkat etmeliyiz. Bilinçli bir tüketici:

1-Ürünün üretim ve son kullanma tarihine bakar.

2-Ürünün TSE belgesine bakar.

3-Ürünün Tarım Köy İşleri Bakanlığı nın izni ile üretilip üretilmediğine bakar.

4-Ürünün Türk Malı olmasına (barkodunun 869 ile başlamasına dikkat eder.)

5-Ürünün garanti belgesine bakar.

6-Ürünün fişini veya faturasını mutlaka alır.

Ayrıca tüketici olarak bir çok hakkımızda vardır;

Aldığımız bir üründen memnun kalmadığımız yada arızalı olması durumunda aldığımız yere

30 gün içinde geri götürmeliyiz.Satıcının bunu kabul etmemesi durumunda ,tüketici koruma derneklerinde yardım istemeliyiz.

Bunlar TUKODER  –  TU-MER – TÜ DEF  gibi derneklerdir.

TSE Nedir ?

TSE ürünleri bizim için inceleyip kalitesini kontrol eden bir kurumdur.TSE bir ürünü alıp inceleyip,beğenmişse üzerine amblemini koyar.Aldığımız bir üründe  amblemi varsa ,Bu ürün için “Mühendisler tarafından incelenip kalitesi onaylanmıştır.”diyebilir, güvenle alabiliriz.

4.sınıf sosyal İyiki var özet

Genel 10 Yorum »

İnsanlar doğadaki diğer canlılarda olmayan gelişmiş bir beyne ve düşünce yeteneğine sahiptir. Doğada bulunan maddeleri kendi yararına uygun şekilde kullanmışlardır. İlk aletlerin yapımı ile teknoloji de başlamış, günümüze kadar gelen süreçte gelişerek devam etmiştir.

1700’lü yıllarda kömürün enerji olarak kullanılması, James Watt’ın ateşli pompa sistemini bulması, Avrupa’da makineleşme sürecini başlatmıştır. Buharlı makinelerin yapılması endüstrinin ortaya çıkmasını sağlamış, doğadaki kaynakların enerjilerinden yararlanılarak elektrik akımı üretilmiştir. Elektrik enerjisiyle çalışan alet ve makineler yapılmıştır.

ZAMAN

Zaman insanlar için oldukça önemlidir. Eskide insanlar Güneş’in düzenli bir şekilde yer değiştirmesine dikkat ederek vakitlerini belirlemeye çalışmışlardır.

SAAT

Uzun yıllar zamanı ölçmek için Güneş saati kullanılmıştır. Mısırlılar, Güneş saati gibi günlük zamanı gölgenin bir takım işaretler üzerine düşmesiyle ölçmüşlerdir.

Su saati de eski zamanı ölçmek için kullanılmıştır. Bir huniden konulan su silindirdeki şamandırayı yükseltir. Bu saatin ibresini döndüren bir dişli çubuğa bağlanmıştır. Su akım hızı bir dondurucu tarafından ayarlanır. Su düzeyi bir tüp aracılığıyla sabit tutulur.

Yine bu dönemde yağ saati, mum saati kullanmışlardır. Devamlı olarak yanan, eriyen mumun boyunu gösteren bir ölçekle zamanı anlamaya çalışmışlardır. Mum düzenli yanarak suyun kaba damla damla akışından yaralanarak zamanı ölçmüşlerdir.

En çok kullanılan da kum saati olmuştur. Belirli bir zaman parçasını gösterir. Kum saati içindeki kumun bir kaptan diğerine boşalmıştır. İki cam küreden oluşmuştur. Saat baş aşağı çevrildiği zaman, bir küresinde bulunan ince kum diğerine boşalır. Kumun akması bittiği zamanki geçen süre üç dakikadır.

İlk mekanik saatler 10. yüzyılda yapılmaya başlayan ağırlıklı saatlerdir. 16. yüzyılda Hollandalı bilim adamı Christian Huygens Kristiyan Huygnes) ilk kez sarkaçlı saati yapmıştır. Saatin altında sürekli sallanan sarkaçlar, saatin düzenli çalışmasını sağlar.

TAKVİM

Takvimi ilk kez, İlk Çağ’da Sümerler kullanmışlardır. Yılı 354 gün hesaplayarak Ay takviminin temellerini atmışlardır. Bir günü gece ve gündüz on iki eşit saat olarak düşünmüşler, bir saati 60, bir dakikayı 60 saniyeye bölmüşlerdir.

Mısırlılar, Dünya’nın hareketlerini ve gökyüzünü inceleyerek bir yılın 365 gün olduğunu hesaplamış ve Güneş takvimini oluşturmuşlardır. Yılı on iki aya bölerek, bir ayı otuz gün kabul etmişlerdir. Günümüzde iki takvim çeşidi kullanılmaktadır:

Hicri  takvim: Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçünü (hicret) yılın başlangıcı kabul eder.

Miladi takvim: Hz. İsa’nın doğumundan 7 gün sonraki 1 Ocak gününü yılın başlangıcı kabul eder.

Ay yılı ile Güneş yılı arasında 11 gün zaman farkı vardır. Yüz yıllık zaman dilimlerine “yüzyıl (asır)” denir.

TARİH BOYUNCA TÜRKLERİN KULLANDIKLARI TAKVİMLER

  1. On İki Hayvanlı Türk Takvimi: Her yıl ayrı bir hayvan ismiyle adlandırılır. Hala Orta Asya’da yaşayan bazı Türklerin kullandığı takvimdir.
  2. Celali Takvimi: Selçuklu Devletinin kullandığı bir takvimdir.
  3. Rumi Takvim: Cumhuriyet’in ilanından önce yurdumuzda kullanılmakta idi. Güneş yılını esas alıyordu. Başlangıç yılı hicret yılıydı. Osmanlı mali işlerinde bu takvimi esas alıyordu.
  4. Hicri Takvim
  5. Miladi takvim

İLETİŞİM – TELGRAFTAN E-POSTAYA

Eskiden insanlar ateş yakarak dumanlarla mesajlarını iletmeye çalışmışlardır. Bazı Afrika kabileleri davul çalarak uzaklara haber iletmişlerdir. Ulak adı verilen kişiler yaya ya da at üzerinde haber iletmiş, mektup taşımışlardır.

İlk posta teşkilatını Persler oluşturmuştur.

Yazını ilk kez Sümerler tarafından icat edilmiştir.  19. yüzyıldaki iletimdeki en büyük gelişme Mors alfabesini bulan Samuel Mors’un elektrikli telgrafı bulmasıdır. Samuel Mors Amerikalı bir ressamdır.

Telefon ilk kez 1876 yılında Graham Bell tarafından icat edilmiştir. 20. yüzyılda sesin radyo dalgaları ile iletişimini sağlayan telsiz telefon bulunmuştur.

Birçok ülke tarafından Dünya etrafında uzaya fırlatılmış haberleşme uyduları vardır. Televizyon uyduları ile yeryüzüne yerleştirilmiş çok sayıda uydu çanağı haberlerin ve bilgilerin gönderilmesini, alınmasını sağlamaktadır.

Ülkemizin uzaya fırlatılarak yörüngeye oturtulmuş olan Türksat adında uydusu vardır.

Milli mücadelemizde 16 Mart 1920’de İngilizler İstanbul’u işgal ettiklerinde, canını hiçe sayarak telgrafçı Manastırlı Hamdi Bey, işgal haberini ATATÜRK’e ulaştırmıştır.

Gramofon: Seslerin kaydedilip sonradan tekrar okunabileceği fikri 1877’de Cross adında bir şair ve bilgin tarafından ortaya atılmış. Bir alıcı, bir kayıt ve bir de okuma düzeneğinden  meydana gelen ilk fonograf 1878 yılında Thomas Edison tarafından yapılır. Edison, Mello Fabrikası’nda 20 kişilik ekibiyle yaptığı çalışmalar sonucunda fonograf hariç 40 yeni proje ile 1000’e yakın buluşun patentini alır. 1894 yılında Amerikalı mucit Emil Berliner bu fonografı gramofon adı altında tescilli bir marka olarak yaygınlaştırır.

ULAŞIM

İlk tekerlek günümüzden 6000 yıl önce Mezopotamya’da ortaya çıkmıştır. Tekerleğin bulunmasından sonra, atların çektiği arabalar yapılmış, ulaşım bununla sağlanmıştır. Uzun yıllar faytonlar insan taşımacılığında at arabaları ise yük taşımacılığında kullanılmıştır.

İçten yanmalı motorun bulunması ulaşım alanında büyük bir devrim sayılır. Bu devrim sayesinde otomobilden uçağa kadar bir dizi taşıtın üretilmesini sağlamıştır. Motosikletlerin ve otomobillerin motorlarına içten yanmalı motor denir. Bu motor içindeki benzini yakarak tekerlekleri döndürür.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kara yollarının yapımı, gelişmiş hava, deniz limanları, gideceğimiz yere daha hızlı ve güvenli ulaşabileceğimiz kara, deniz ve hava taşıtları yapılmıştır.

Metro ve yaylı sistemler şehir içi ulaşımda büyük bir rahatlık sağlar. Elektrikli trenler daha hızlı, güvenli ve ekonomik ulaşım imkanı sunar.

Ülkemiz, Dünya’nın her tarafına gelişmiş kara, deniz, demir ve hava ulaşım ağıyla bağlıdır.

1933’te kurulan devlet hava yolları (5 uçak 28 personel) 1956’da Türk Hava Yollarının kurulması, modern hava meydanları ve hava limanlarının yapılması iç ve dış hatlarda yolcu ve yük (kargo) taşımacılığı giderek artmıştır. Zamanın tasarrufunun çok iyi bilinmesi, siyasi ve ticari trafiğin çok yoğunlaşması, daha hızlı ve gelişmiş uçakların yapılmasını sağlamıştır.

Ulaşımdaki gelişmeler, bir ülkedeki ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişliğin de göstergesidir. Ekonomik gelişmişlik bilim ve teknolojik gelişmeyi de beraberinde ortaya çıkarır.

LOKOMOTİFİN TARİHÇESİ

İlk kez kömür madenlerinde vagonların taşınması için atın yerini alacak lokomotifi 1804 yılında İngiliz Richard Trevit Hick (Riçırd Tirevit Hik) yapmıştır. İlk lokomotifin sadece dört tane çekici tekerleği vardır.

İlk buharlı lokomotifler İngiltere’de kömür madenlerinde kullanıldı. Zamanla posta arabalarının yerini lokomotifler almıştır. Buhar makinesi insanlığın gelişmesine teknolojinin yaptığı en büyük katkılardan biridir. 1769’da James Watt tarafından yapılmıştır. Ulaşımda çok etkili olmuştur. Buhar gücüyle çalışan lokomotifler yapılarak tekerlek ve raylarla ağır yüklerin taşınabileceği ispatlanmıştır.

ENDÜSTRİ

Tarımsal, hayvansal ve madensel maddeleri işleyerek onlardan doğrudan kullanılır eşya ve madde elde etmeye “endüstri” denir.

Bilim ve teknolojik gelişmeler endüstrinin ortaya çıkmasında, oluşmasında en büyük etkendir. Buhar makinesinin İngiltere’de bulunması endüstri devriminin İngiltere’de başlamasına neden olmuştur. Endüstrileşmeyle birlikte ekonomik ve sosyal hayat önemli ölçüde değişmiştir. Kırsal alandan kentlere akın olmuş kentler gelişerek nüfusları artmıştır. Tarımda makineleşme ve modern usuller verimin artmasına neden olmuştur. Tarımda çalışanların sayısı azalmıştır. Endüstriyel gelişme dünya ticaretinin gelişmesine neden olmuştur(Ham madde ihtiyacı artmış, üretilen malların satılma zorunluluğu ortaya çıkmıştır.)

Üretimde maliyeti düşürmek, daha seri üretmek için bilimsel ve teknolojik buluşlar yapılmış, bilgisayar, elektronik beyin, robot makineleri üretilmiştir.

1950 yıllarından itibaren ilk seri üretim hatları kullanılmaya başlanmış ve birçok işin mekanik yollarla yapıldığı görülmüştür.

Tekstil, maden, makine, orman ürünleri, çimento, cam, seramik gibi ülkemizde gelişmiş olan sanayi kolları her gün biraz daha gelişerek, ihtiyacımız olan her türlü ürünü bize sunmaktadır.

Tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik endüstriyel kuruluşlar gelişmiştir.

4.sınıf sosyal bilgiler Atatürk Kronolojisi

Genel Yorum Yok »
  • 1881: Selanik’te doğdu.
  • 1893: Askeri Rüştiye’ye girdi ve Kemal adını aldı.
  • 27 Kasım1911: Mustafa Kemal, Binbaşılığa yükseldi.
  • 1 Haziran 1915: Mustafa Kemal’in Albaylığa yükselişi.
  • 30Ekim1918: Mondros Mütarekesi’nin imzalanması.
  • 15 Mayıs1919: İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi
  • 16 Mayıs1919: Mustafa Kemal, Bandırma vapuruyla İstanbul’dan ayrıldı.
  • 1919 Mayıs 19: Mustafa Kemal, Samsun’a çıktı.
  • 15 Haziran1919: Mustafa Kemal, 3. Ordu Müfettişi unvanını aldı.
  • 21 Haziran1919: Mustafa Kemal, Ulusal Güçleri Sivas Kongresi’ne çağırdı.
  • 22 Haziran 1919: Amasya Genelgesi
  • 8/9 Temmuz1919: Mustafa Kemal, askerlikten çekildi. (Saat: 20:50)
  • 23 Temmuz 1919: Erzurum Kongresi
  • 4 Eylül 1919: Sivas Kongresi
  • 27 Aralık 1919 : Ankara’ya geliş
  • 7 Kasım 1919: Mustafa Kemal, Erzurum’dan milletvekili seçildi.
  • 28 Ocak 1920: Misk-ı Milli
  • 16 Mart 1920: İstanbul’un işgali
  • 23 Nisan 1920: TBMM’nin açılması
  • 24 Nisan 1920: Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.
  • 11 Mayıs 1920: Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
  • 24 Mayıs 1920: Mustafa Kemal’in cezası Padişah tarafından onaylandı.
  • 10 ağustos 1920: Sevr Antlaşması’nın imzalanması.
  • 2 Aralık 1920 : Gümrü Antlaşması
  • 10 Ocak 1921: 1.İnönü Zaferi’nin ardından Londra Konferansı
  • 20 Ocak 1921: Anayasanın Kabulü(hukuk alanında yapılan yenilik)
  • 16 Mart  1921: Moskova Antlaşması
  • Mart 30 / Nisan 1 /1921: İkinci İnönü Savaşı.
  • 5 Ağustos 1921: Mustafa Kemal’e Başkumandanlık görevinin verilmesi.
  • 23 Ağustos- Eylül 13/1921: Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılması.
  • 19 Eylül 1921: Mustafa Kemal’e Mareşallik rütbesinin verilmesi ve Mustafa Kemal’in Gazi unvanını alması.
  • 13 Ekim 1921: Kars Antlaşması
  • 20 Ekim 1921: Ankara Antlaşması
  • 26-30 Ağustos 1922: Gazi Mustafa Kemal’in Kocatepe’den Büyük Taarruz’u yönetmesi, Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı’nı kazanması.
  • 9 Eylül 1922 : Yunanlıların İzmir’e dökülmesi.
  • 11 Ekim 1922: Mudanya Mütarekesi’nin(Ateşkes Antlaşması’nın) imzalanması.
  • 1 Kasım 1922: Gazi Mustafa Kemal’in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması. (Siyasi alanda yapılan yenilik)
  • 17 Kasım 1922: Vahdettin’in bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul’dan kaçması.
  • 29 Ocak 1923: Gazi Mustafa Kemal’in Latife Hanım’la evlenmesi.
  • 24 Temmuz 1923: Lozan Antlaşması’nın imzalanması.
  • 13 Ekim 1923: Ankara’nın başkent olması
  • 29 Ekim 1923: Cumhuriyet’in ilan edilmesi. (Siyasi alanda yapılan yenilik)
  • 1923 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal’in ilk Cumhurbaşkanı olması
  • 3 Mart 1924       : Halifeliğin kaldırılması. (Siyasi alanda yapılan yenilik)
  • 3 Mart 1924       : Öğretim Birliğinin kabul edilmesi. (Öğretim alanda yapılan yenilik)
  • 25 Kasım   1925: Şapka Kanunu (Kılık-Kıyafet alanda yapılan yenilik)
  • 1   Ocak     1926: Miladi Takvimin Kabulü (Ölçüler alanda yapılan yenilik)
  • 4   Ekim     1926: Medeni Kanunun kabulü (Hukuk alanında yapılan yenilikler)
  • 1   Kasım   1928: Yeni Harflerin Kabulü (Eğitim-Öğretim alanında yapılan yenilikler)
  • 1930                   : Kadınlara Belediye Seçimlerine Katılma hakkının verilmesi(Siyasi alanda yapılan yenilikler)
  • 1931                   : Ağırlık ve uzunluk ölçülerinde değişiklik (Ölçüler alanında yapılan yenilikler)
  • 21  Haziran1934: Kadınlara seçme seçilme hakkının verilmesi (Siyasi alanda yapılan yenilikler)
  • 10  Kasım   1938: Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü
  • 21  Kasım   1938: Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara Etnografya Müzesi’ne konulması
  • 10 Kasım    1953: Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtkabir’e nakledilmesi.

Sosyal bilgiler 7.sınıf 1.dönem 3 test sınavı

Yazılılılar Yorum Yok »

7.sınıf Sosyal bilgiler 1.dönem 3. test sınavı indirmek için tıkla

Sosyal 7.sınıf Merhaba Doğduğum toprak sunu

Sunular Yorum Yok »

Sosyal bilgiler 7.sınıf merhaba doğduğum toprak sunu indir

Toprak Ana sunum

Sunular Yorum Yok »

Sosyal bilgiler 7.sınıf 5.ünite toprak ana sunum alıntı tıkla ve indir

Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti’nin Savaştığı Cepheler.ppt

Sunu Yorum Yok »

Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti’nin Savaştığı Cepheler.ppt tıkla

 
Orjinal tema Silicon Türkçe çeviri Mavinefes.com
Copyright © 2007 Sosyal Bilgiler.
ustun zekalilar ogretmenligi ustun zekalilar ogretmenligi -